Translate

gülümsemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gülümsemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Adrenal yorgunluk nedir ?

Adrenal yorgunluk nedir?

Adından da anlaşılacağı gibi, insana sürekli yorgunluk veren bir rahatsızlık, bazı kaynaklar "tükenmişlik sendromu" adını da verir. Bu hastalığın en önemli belirtisi, iyi bir uykudan sonra bile hissedilen yaygın yorgunluk şikayetleridir. Adrenal yorgunluk böbrek üstü bezlerinin gerekli seviyenin altında işlev yapması durumunda oluşan ve kişinin diğer stres hormon seviyelerini de etkileyen bir sendromdur. Siz de kendinizi devamlı bitkin ve yorgun hissediyorsanız, bilgisayar başında kahve ve tatlı bağımlısı olduysanız, geceleri uyuyamıyorsanız, ilişkilerinizde aşırı gergin ve sinirli hissediyorsanız sizde de adrenal yorgunluk sendromu gelişmiş olabilir. Bu sendrom yoğun ya da uzun süreli stres ile ilişkilendirilir. Hayatta karşılaştığımız her stres, travma, boşanma, iş kaybı, ev taşıma, iş değiştirme tükenmişlik sendromunu tetikleyebilir.

Neler adrenal yorgunluk ile ilişkilidir?
akut veya kronik enfeksiyonlar
grip, bronşit, zatürree
romatoid artrit gibi kronik hastalığı içeren süreçler
kanser
hamilelik, emzirmek
şeker hastalığı
böbrek hastalığı
hormonal hastalıklar
bayanlarda adet döngüleri
çocuklarda ve gençlerde büyüme ağrılarının şiddetlendiği zamanlar
kortikosteroidlerin kullanımı


Kortizol tükürük testi önerilir. Bu test ile kortizol hormon seviyeleri tespit edilir. Uykusuzlukta da çok büyük önemi vardır. Kişi yıllarca uykusuzluk yaşayabilir ama bunun hormonal sebeplerden kaynaklandığını bilemeyebilir. Aynı durum depresyon hastası için de geçerlidir. Kişi depresyon şikayetlerinin hormonlardaki azalmadan kaynaklandığını bilmemektedir.


Sevgiyle ve sağlıcakla kalın,

Tülay Okcu

13 Nisan 2017 Perşembe

Beynimizi mutluluk hormonları salgılaması için nasıl kandırabiliriz ?



Bilinçaltımız çok ama çok saftır ve de saf olduğu oranda da çok kolay kandırılabilir. Biz olumsuz şeyler düşündüğümüzde, zavallı bilinçaltımız gerçekten mutsuz olduğumuzu düşünür ve ona göre salgıladığı kimyasalları değiştirir, stres hormonu salgılamaya başlar, hatta mutluluk hormonların üretimini kısar. Hatta bu mutsuz düşünme hali devamlı tekrarlandıkça, zihin ekranımız, bu mutsuzluk dosyasına bir de kısa yol yaratır. Biz aynı şeyleri düşündükçe beyin de aynı kimyasalları salgılar, aynı kimyasalların etkisinde kaldıkça  bu kimyasallara bir bağımlılık gelişir, tıpkı sigara bağımlılığı gibi. Bağımlı olduğumuz şey elimizden alındığında yoksunluk çekeriz; işte bu nedenle mutsuzluk hali de bağımlılık yaratır. Onun için de çevremizde mutsuzluğu bir yaşam biçim haline getirmiş insanlar çoktur, adeta acı çekmekten zevk alırlar... oysa ki onlar da bir mutsuzluk bağımlılığı gelişmiştir.